Eskiçınar Sokak



Pınar Sokağı’nı Abdullahağa Caddesi’ne bağlayan sokaktır. Beybostanı Caddesi ile Şemsi Efendi Sokağı’nın ortasında ve bu iki sokağın paralelinde uzanmaktadır. Eski Çınar Sokağı; sağdan Abdullah Ağa Hamamı Sokağı ile Kalaycı Şükrü Sokağı’na solunda ise Araba meydanı Sokağı, Abdullah Ağa Çeşmesi Sokağı , Hacı Rüstem ve Hacı Kerim sokaklarına geçit verir.


Eskiçınar Sokak

Eskiçınar Sokak

Pınar Sokağı’nı Abdullahağa Caddesi’ne bağlayan sokaktır. Beybostanı Caddesi ile Şemsi Efendi Sokağı’nın ortasında ve bu iki sokağın paralelinde uzanmaktadır. Eski Çınar Sokağı; sağdan Abdullah Ağa Hamamı Sokağı ile Kalaycı Şükrü Sokağı’na solunda ise Araba meydanı Sokağı, Abdullah Ağa Çeşmesi Sokağı , Hacı Rüstem ve Hacı Kerim sokaklarına geçit verir. Sokak adını Beylerbeyi’nin meşhur Çınar semtinden ve buradaki tarihî çınar ağaçlarından almakta idi. Çınarâdeta Beylerbeyi ile içli dışlı bir ağaçtı. 15 Ekim 1867’de Beylerbeyi halkı bir dilekçe ile Babıâli’ye başvurarak bazı yerlerde bulunan çok büyük çınar ağaçlarının kuruyanlarının kesilerek çevreye verdikleri zararın önlenmesini istemişlerdi. Şubat 1888’den beri bu sokağın adının Çınar Sokağı olduğunu bilmekteyiz. Şey Kitabı yazarı Orhan Aydın ailesinin Eskiçınar Sokak’ta oturduğunu belirterek, “50’li yılların bozacısı, ciğercisi, eşeğinin iki yanına yerleştirdiği sandıkla tüm mahalleye satış yapan seyyar ekmekçisi, at sırtında küfeyle dolaşan sebzecisi çocukluğumun Beylerbeyi anılarıdır” demektedir. Beylerbeyi Mahallesi Muhtarlığı bu sokaktadır. Bu sokak, Beylerbeyi’nin en eski sokaklarından biridir. Bilhassa Üçüncü Sultan Murad devri olan 1574 ile 1595 yılları arasında semtin sokaklarının şekillenmeye başlaması ile iki asır sonra İstanbul’a gelen ünlü İngiliz ressamı W.H.Barlett’in 1836 da Beylerbeyi’ne ait çizdiği gravüründen izleneceği gibi Eski Çınar Sokağı’na Beylerbeyi’nin ana caddelerinden biri olan Abdullah  Ağa Caddesi’nden gelinerek gidilir. Sokağın en başında bulunan tuğladan yapılmış kâgir binadan başka burada bulunan bütün evler bahçeli ahşap yapılardır. Sokak kaba taş döşeli olup iki arabanın yan yana gelebileceği genişliktedir. Akşam olunca eskiden etrafına zor ışık veren aralıklı olarak dikilmiş sokak fenerlerinin yerlerini elektrik direkleri almıştır. Eski Çınar Sokağı’na girdikten sonra 150m yüründüğünde sokağa ismini veren en az iki asırlık çınar ağacı görülür. Sokağın sağındaki ahşap yapılar arasında İbrahimpaşa Konağı, Şadiye Hanım ile kocası Ali Bey’e ait iki katlı pencere ve kapı pervazları, işlemeli tek kalmış eski Osmanlı evi, daha sonra Namık Bey’in Alyanak Ali Bey’in ve Ali Muzaffer Paşa’nın ikişer katlı evleri sıralanmaktadır. Sokağın solunda ise Bakkal Koço’nun dükkanının bulunduğu kâgir iki katlı bir bina, yanında “Kuşçu’nun Evi” denilen üçbuçuk katlı ahşap yapı ve yanında kapı numarası 11 olan mülkiyeli Kaymakam Münip Bey’in evi, bu evin yanında öğretmen Adviye Hanım’ın üç katlı evi, daha sonra iki sokağın kesiştiği meşhur çınar ağaçlı meydancık. Aynı sırada Şûray-ı Devlet azası Seyfettin Raşit Bey’in evi, hemen yanında Sürre Emini/Erzurum ve Çanakkale Mevkii Müstahkem Komutanı Mustafa Hacı Raşit Paşa’nın evi, 1925/1935 yılları arasında Beylerbeyi postahanesi olarak kullanılan iki katlı Aziz Hoca’nın evi, yanında ve sokak kapısı Abdullah Ağa Çeşme Sokağı’nda bulunan Mükallit Kahkahacı Arif bey’in evi ile kitabesiz Abdullah Ağa Çeşmesi ve hemen arkasında gazeteci yazar ve şair Yusuf Ziya Ortaç Bey’in üç katlı evi de sırasındaki diğer ahşap yapılarla beraber uzanır gider. Eski Çınar Sokağı; Hacı Kerim Sokağı’nın kavşağı ile beraber Beybostanı Sokağı’na bağlanarak nihayet bulur.